02-12-2008

Dergi Hakkında
Yayın Kurulu
Danışma Kurulu
Yazım Kuralları
Yayın Hakları Devir Formu
Online Makale İşlemleri
İletişim
Oftalmoloji Dergisi
ISSN: 1300-0365
Dil: Türkçe

 
Oküler Rozasea Semptom Ve Bulgularının Doksisiklin Tedavisi Öncesi Ve Sonrası Karşılaştırılması

Ceyda Özyurt*, Volkan YaylalI**, Cem YIldIrIm** Serap Özden***
* Uz.Dr., Pamukkale Üniversitesi Göz Hastalıkları AD,** Yrd.Doç.Dr., Pamukkale Üniversitesi Göz Hastalıkları AD,*** Doç.Dr., Pamukkale Üniversitesi Göz Hastalıkları AD, DENİZLİ



Amaç: Bu çalışmada oküler rozaseadaki bulgu ve semptomlar, sıklık oranları ve doksisiklin tedavisinin bu bulgu ve semptomlar üzerine etkisi araştırılmıştır.
Gereç ve Yöntem: Klinik ve histopatolojik olarak akne rozasea tanısı alan hastalar oküler rozasea açısından değerlendirildi. Hastaların tümünde oküler semptomlar ve biyomikroskobik muayene bulguları kaydedildi. Hastalara altı hafta süreyle oral yoldan 100 mg/gün doksisiklin tedavisi uygulandı. Altı hafta sonra tedavi bitiminde tüm hastaların oküler semptom ve biyomikroskobik muayene bulguları tekrar kaydedildi, tedavi öncesi ve sonrası semptom, bulgular istatistiksel olarak karşılaştırıldı.
Bulgular: Hastalarda en sık görülen oküler semptomlar kaşıntı (%80), batma (%68), kızarıklık (%68), yanma (%64) ve fotofobidir (%60). En sık saptanan bulgular ise, meibomit (%92), telenjiyektazi (%88), blefarit (%84), süperfisiyal punktat keratopati (%72) ve hiperemidir (%60). Doksisiklin tedavisi sonrası rozasealı hastaların kaşıntı, yanma ve kızarıklık semptomlarında istatistiksel olarak anlamlı bir düzelme saptanmıştır (Mc Nemar Testi, p<0,05). Batma, fotofobi, yabancı cisim hissi, sulanma ve ağrı semptomlarında fark görülmemiştir (p>0,05).
Doksisiklin ile tedavi sonrası oküler bulgulardan blefarit, meibomit ve telenjiyektazide istatistiksel anlamda düzelme saptanırken (Mc Nemar Testi, p<0,05), süperfisiyal punktat keratopati, hiperemi, hordeolum ve şalazyon bulgularında anlamlı fark görülmemiştir (p>0,05).
Sonuç: Sonuç olarak rozasea hastalarının sanıldığından daha yüksek oküler tutulum sıklığı nedeniyle dermatolog, oftalmolog işbirliği ile izlenmesi, bu hastalarda dikkatli oküler öykü ve muayenenin gerektiği düşüncesindeyiz. Doksisiklin ile 6 haftalık tedavi sonrası elde ettiğimiz sonuçlar, rozaseada erken tanı ve tedavinin önemini göstermektedir.


Anahtar Kelimeler: Akne rozasea, doksisiklin, oküler semptomlar, tedavi

Turkiye Klinikleri J Ophthalmol 2000, 9:107-111

E-mail To Friend This Page Printer Friendly Page
 
 
 ARAMA
  
 Ayrıntılı Arama
 GİRİŞ
 Kullanıcı Adı :
 
 Şifre  
   Beni Hatırla
 Şifremi Unuttum
 Kayıt Ol
 
 
 
 
 
 
 
 

Yasal uyarı: Bu sitede yayınlanan resim, yazı ve diğer uygulamaların her hakkı Ortadoğu Reklam Ve Yayıncılık A.Ş. 'ye aittir. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Bu site hekimleri sağlık alanında bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler tanı ve tedavi amaçlı kullanıldığında sorumluluk tamamen kullanıcıya aittir. Siteye girmekle bu şartları okumuş, anlamış ve kabul etmiş sayılırsınız.